Türkçe Türkçe diye boş nara atanları anlayamıyorum. Hayatında Türkçenin, diğer insanlarla konuşmaktan öte anlam taşımadığı kişiler kalkıp Türkçe hakkında naralar atıyor, bu naraları eşine dostuna bir taş olarak savurmaktan çekinmiyor. Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş...Allah'tan Türkçe sevdalısı, diline ve duygularına hakim yol gösterici çok kimse var halen hayatta olan. Keçilere mahkum değiliz.
0 Yorum
Son yıllarda sıkça karşılaştığımız ve çok yapılan yazım hataları arasında ilk sıralarda yer alanlar, -de, -da, -te, -ta eklerinin ekli olduğu kelimeden ayrı yazılması ve de, da bağlaçlarının kendisinden önceki kelimeyle birleştirilerek yazılması. Bunda esasında tek neden görüyorum. Diğer yazım hatalarında farklı sebepler olabilse de bu iki benzer hatanın sebebi, konuştuğumuzu anlamamaktan kaynaklanıyor. Aslında toplumları uzlaşmaz bir yapıya götüren etkenlerden biri de bu belki.
0 Yorum
Az evvel "yanlışlıkla" yazarken, yanlışlıkla "yanlışlıkya" şekilinde yazdım ve düzelttim. Bunu farketmeyebilirdim. Bu bir sorun da olmazdı. Ancak bunun yerine ben "fark var" yerine "fark war" yazsaydım ve yine dediğim gibi farketmeyerek bu yazıyı kaydetseydim, kimse "yanlışlıkla yazmış" demeyecekti. Zira "v" yerine "w" yazmak, "k" yerine "q" yazmak bir yanlışlık olamaz. Bunlar olsa olsa hatayı kanıksama ve benimsemedir.
0 Yorum
Bu dili seveceksin!.. Hem de her haliyle seveceksin!..
Ataların bize miras bıraktığı en güzel iki şeyden biri bugünkü Türk vatanı ise, ikincisi Türkçe'dir.
Onu, olur olmaz kaprislerle yıkamazsın!
Seni yıkmak için önce onu yıkmanın lüzumuna inanan düşmanlarının yardımcısı olamazsın!..
0 Yorum
Her bağımsız ülkede eğitim dili ülke çoğunluğunun dilidir. "Yabancı Dille Eğitim" bir kültürel soykırımdan ibârettir. Buna artık derhal son verilmeli.
Türkçe'ye ister "T.C.'nin dili", ister "resmî dili" desinler, Anayasa'nın bu maddesi değiştirilemez ve bunun anlamı eğitimin her düzeyde kesinkes Türkçe ile olmasıdır.
Bu hep böyleydi ama, 1953'ten itibâren İngiliz, Amerikan mârifetiyle anayasaların bu maddesine hep aykırı hareket edildi. Peki bu, "Tarzanca" ile sömürge eğitimi felâketini başımıza kim sardı? Önce 1953'te Türk Eğitim Derneği (T.E.D.), hemen ardından "Anatolia Liseleri" ile devlet, sonra bazı cemaatler, ticârî amaçlı özeller, ve vakıflar. Bu, 1953'ten bu yana - dikkatinizi çekerim- her çeşit hükümet zamanında ve 10 yılda bir getirilmiş olan askerî müdahaleler zamanında oldu. Amerika'nın kurdurduğu "Middle East Technical University" 1960 ihtilâli sırasında, gene onun (Robert Koleji bizim cebimizden büyütebilmek için) kurdurduğu "Bosphorus University" 1971'deki ihtilâl zamanında vücut buldu. 1980 ihtilâlinde YÖK'ün kurdurulmasıyla işler tamamen çığırından çıktı. Sömürge eğitimi eski, yeni her evrenkente (üniversiteye) bulaştırıldı. 1990'larda ise bir millete yapılabilecek en büyük düşmanlık ve içerdekilerden en büyük ihânet, yabancı dille (ki artık hep sömürgesi olduğumuz ülkenin dili mânâsına geliyor) eğitimin anaokullarına kadar indirilmesi.
0 Yorum
Yukarı
Baş Sayfa



