Kimim ki ?
1974'te, o zaman ailemin -babamın işleri dolayısıyla- Manisa'da ikâmet ediyor olmasından ötürü Manisa'da doğdum. Aslında 11 yaşına kadar da Manisalıyım demeye devam ettim. 85'te babamın vefatından kısa süre sonra tekrar İzmir'e yerleştik. Esasen Karşıyakalıyım.
Baba ve Anne tarafından ırk ve din çerçevesinde değerli isimlere sahip ve gerçekten büyük hassasiyetle önem vererek gurur duyduğum bir soya sahibim. Elhamdülillah.
İlkokulu Manisa Ali Rıza Çevik İlkokulu'nda okudum. Bu vesileyle aynı okulda okuyanlara selamlar. Belki facebook gibi ortamları çok itici bulan ve katılmayan bu garibin iletisini Google'dan falan görür de gelir bir yorum yazarsınız. O yıllarda çalışmalara başladığım karikatürleri çeşitli mizah, karikatür ve çocuk dergilerinde yayınladım.
Ortaokula Bornova Suphi Koyuncuoğlu Lisesi'nde başlayıp, dayanamayıp Karşıyaka Gazi Lisesinde devam ettim. Lise öğrenimim de burada geçti. O zamanlar Gazi Lisesi pek de hoş olmayan bir üne sahipti. Okul çeteleri, alkol, uyuşturucu, fuhuş...başarısız bir okul olmasa da ünü eğitim ile ilgili değildi.. Özellikle lise döneminde benim de içinde olduğum Fizik bölümünün eğitim ve netice başarısı gayet iyiydi.
Üniversite tahsiline henüz başlamadım diyebilirim. Her ne kadar kabul edilmiş bir Yüksek Lisans Tezim olsa da okumak yerine siyaset ve ticareti tercih etmek beni bu zamana kadar bu büyük hatanın parçası olarak tuttu. Yeri gelmişken belirtmek isterim; ne ticaret ne de siyaset okumanıza en azından bu zamanda mâni değil. Asla bir lisans sahibi olmanıza engel teşkil etmemeli. Neyse ki 2009'da yeniden üniversite için sınav başvurusu yapmayı planlıyorum.
Ticaret hayatında bugüne kadar çalıştığım alanlarda bir çok başarılı yıllar geçirdim. Ne var ki kendime ya da aileme ait işlerde bir türlü bu başarıyı yakalayamadım. Aslında başarılı olduğum bir işi kendi adıma tekrar denemedim...belki de bundandır.
Karşıyaka'da ilk cep telefonu bayiini bir arkadaşımın babası ile 1996 yılında açtık. Büyük başarı sağladık ve Turkcell'in İzmir'deki ilk aktivasyon merkezlerinden olduk. Bu işletmede Ericsson, Nokia, Panasonic, Alcatel, Aselsan, Compaq, ETA gibi markaların bayiliklerini yaptık. 80 metrekare alanda kendi özel teknik servisini kuran ilk perakende şirketi olduk bölgede. En çok zevk aldığım işlerden biriydi. Satışından planlamasına, teknik servisine kadar tüm alanlarında aktif olarak yer aldım bu işletmede. Her yeni atılımı bizzat planlayıp yönettim.
İş hayatının dayanılmaz tatlılığı sebebiyle sürekli ertelediğim askerliğimi 2001 yılında ifa edebilmek için askerlik şubesine 3 ay gidip gelmem gerekti. Yaklaşık 7,5 sene geç yapacağım askerlikle ilgili kaydımı bulmak için şubedeki sivil ve rütbeli görevlilerle neredeyse akraba olduk diyebilirim. Nihayet kaydım bulunup sülüsüm hazırlandığında o dönemdeki sınavlarım sebebiyle istediğim ek 4 gün sürenin Şube Başkanı tarafından "kolluyor derler" sözüyle reddedilmesi, askerlikle ilgili ilk hüsranımdı. Devre kaybı olup bir türlü dağıtıma gönderilememem sebebiyle 4 ay yaptığım acemi birliği tecrübesinden sonra askerliğimi 18 aya tamamlayarak bitirdim. Son 18 ay yapanlardanım diyebilirim. Hatta terhis emrimde, askerlik süreme tesir eden 2 gün sebebiyle karar olarak "askerliğin kısaltılması hakkındaki kanun" yazar. Şu askerlik denen şeyi herkese tavsiye ediyorum.
Terhisimde ağabeyim yeni işimizi yapılandırmış beni bekliyordu. Eve döndükten birkaç saat sonra gidip dükkanı açtık. 2005 yılında, henüz birkaç yıllık olan aile şirketimiz ile iflas ettik. Toptan ve perakende boya-inşaat malzemeleri işi ile iştigal ediyorduk. Bizim için kötü bir iflas oldu. Etkileri halen sürmekte, o dönemden bazı borçlarıma ödemelerim devam etmektedir.
2005 senesinde html üzerine yapılandırdığım, gerçekleşmiş son büyük projem olan Mortgage Bankası'nın dinamik ihtiyaçları sebebiyle tanıştığım Mambo ve hemen birkaç hafta sonrasında Joomla! hayatımın önemli parçalarından biri haline geldi. Öyle ki; bu konuda kurduğumuz bir ekip ile Pusula Yayıncılık'tan Joomla! 1.0 kitabını çıkarmak belki Joomla! konusunda katettiğimiz yolun sadece küçük bir parçası oldu. Yine de bu yolu taçlandırdığını gururla söyleyebilriim. Aynı faaliyetlere yeni kitabımız ve dünya çapındaki Joomla!Days etkinliğinin Türkiye halkaları olan,Türk Joomla! topluluklarını bir araya getiren büyük proje Joomla! Günleri ve resmî Türk kullanıcı grubu olan JUG Türkiye ile devam ediyorum.
Türk Sanat Müziğini ve Tasavvufî motifler taşıyan müziği seviyorum. Genel olarak sınıflandırmaksızın kulağıma, gönlüme hoş geldiği için bir çok yerli yabancı müziği dinliyorum. Mercan Dede ve Mariah Carey özellikle sevdiklerimden.
Alkol kullanmıyorum ve sigarayla vedalaşmak üzereyim. Yolun yarısından sonra daha sağlıklı bir hayat sürerek emanete hakkını verme gayretinde olacağım sanırım. Alkol kullanmıyorum ve 34 yaşında sigarayı bırakmanın keyfini yaşıyorum. Yolun yarısından sonra daha sağlıklı bir hayat sürerek emanete hakkını verme gayretinde olacağım sanırım.(2008 Ramazan Bayramı Sonu eklendi)
1 sene kadar ceza hukuku, 3 sene kadar fıkıh, hadis ve bazı âlimlerin (Abdül Kadir Geylani, Ahmedi Farukî Serhendi, İmam-ı Gazâlî, Ahmed er Rufaî, Muhyiddinî Arabî) günümüze kalabilen Türkçe çevirileri mevcut öğretileri ile kişisel olarak meşgul oldum. Kısa süre bu konuda bir kimseden yardım da aldım.
Türkçe kullanımı hakkındaki hassasiyetim, kendimi bildiğimden bu yana hiç değişmedi. Etrafımdakiler sürekli imlâ, telaffuz ve vurgu düzeltmelerimden şikayet ederken ben ise bir türlü dilin hakkını verememekten şikayetçiyim. Bu konuda duygularımı ailem dışında anlayabildiğini düşündüğüm sadece birkaç arkadaşım var. Çünkü yazık ki çevremde ancak onlar benden daha hakim ve hassaslar.
Bu günlüğü, alan adını aldıktan uzun süre sonra, artık çürüyüp gidecek düşüncesiyle açmaya karar verdim. Aslında bu ismi, birkaç iç projesi olan bir günlük hazırlamak için yaklaşık 1,5 senedir süründürüyordum. Gördüm ki bu böyle devam edecek. 29 Temmuz 2008'de açmaya karar verdim. Yapacağım şey gayet basitti. Günlüğü oluştururken Joomla! ile WordPress arasındaki blog farklılıklarını kaldırabilmeyi hedeflerim arasına koydum. Ancak sanırım kısa süre sonra bir kişisel site havası oluşturacağım.
Bu günlük ile hem iç sohbetlerimi paylaşırken hem de zaman zaman gerçek sohbetlere yer vermeyi planlıyorum. Ayrıca günlüğün kişisel depom olmasını hedefliyorum. Bu, günlüğümde bir günlük vasfından öte, anıların, çekirdek ve uzak kuşak aile bilgilerinin, geçmişin ve geleceğin de yer alması demek. Yakın zamanda dayım tarafından geliştirilen soyağacımızı yayınlamayı planlıyor ve bunun üzerinden bazı kayıp bilgilerin internet gücüyle tamamlanabileceğini ümit ediyorum.
"Kimim ki ?" bu kadar kısa mı ? Sanırım bu içeriği yazmaya devam edeceğim.
- "Kimim ki" yazısını en son 28 Eylül 2010 günü güncelledim.
|
< Önceki Soyağacı (Kâtipzade) |
|---|